"

birleşince kısa devre yapan parmak uçlarımız öldü önce. sonra yeşil öldü benim için sonra kahverengi. sonra ilk öpüştüğümüz yeri kalbinden bıçakladılar. sen böyle ne güzel sonsuza kadar susalım diyorsun. sonsuzluk bir gün herkesle konuşur sevgilim bunu da biliyorsun.

sen gittin ve herkes ölmeye başladı.

"

Emrah Serbes

June 9, 2014, 12 notes

"Yaşam ne kadar acımasız olursa olsun, mezarlıkta hep huzur vardır. Mavi tepelerden bir fon önünde, ninni kadar güzeldi mezarlıklar."

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera

June 5, 2014, 4 notes

"Böyle bir yaşamı düşündükçe boğulur gibi oluyordu. Kişinin kendini evden sokağa atması gibi o da yaşamından atlayıp çıkmak istiyordu."

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera

June 5, 2014, 11 notes

"Güçsüzlüğün farkına varan bir kişinin güçsüzlüğüne karşı çıkmak yerine ona boyun eğmeye karar vermesi… Güçsüzlükten sarhoştur, daha güçsüzleşmek ister, kentin en büyük meydanında herkesin gözü önünde yere yuvarlanmak, daha da alçalmak, aşağının aşağısı olmak ister."

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera

June 5, 2014, 8 notes

"Ama güçlüler güçsüzleri incitemeyecek kadar güçsüz olunca, güçsüzler çekip gidecek kadar güçlü olmak zorundaydılar."

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera

June 5, 2014, 1 note

"Sanki gerçekten bu dünyadan çekip gitmek istermiş gibi her gece ölüm rüyaları görüyorsun."

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera

June 5, 2014, 16 notes

"Kolay iş değildi bu; ruhu -kederli, ürkek, göze görünmemek için elinden geleni yapan ruhu- bağırsaklarının ta derinliklerinde bir yere gizlenmişti, kendini göstermekten utanıyordu."

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera

June 5, 2014, 3 notes

"Ama aşık insana midesinin gurultusunu dinletecek oldunuz mu bir kere, ruhla bedenin birliği, bilim çağının o lirik yanılsaması hemen o anda siliniverir."

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera

June 5, 2014, 1 note

"Biliyor musunuz ki ben uzak duracağım sizden, işte o kadar! Ben size sadece işkence ediyorum. İşte siz şimdi pişmanlık duydunuz güldüğünüz için, ama ben istemiyorum, evet, istemiyorum, sizin kendi acınız dışında… ben, kuşkusuz, suçluyum."

Beyaz Geceler, Dostoyevski

June 5, 2014, 2 notes

"Onu seviyorum; ama bu geçecek, bu geçmeli, bu geçmeden olmaz; geçiyor hatta, duyuyorum. Kim bilir, belki de, bugünden sona erer, çünkü ondan nefret ediyorum."

Beyaz Geceler, Dostoyevski

June 5, 2014, 12 notes